Anal fistül ve abselerde tedavi stratejisi

anal-fissur-makatta-catlak-tedavisi-ameliyati (1)

Perinal fistüller, kronik ve sıkıntılı hastalık gruplarından birisidir. Anal abse drenajları sonrasında sıklıkla gelişmeleri olmaktadır. perinal ya da anal fistül anormal bir şekilde gerçekleşen bir yol oluşmasıdır ve iç ağzı barsak içerisinde bulunan diğer ağzı da anüs etrafında görülebilmektedir. Cerrahi tedavi gerekliliği kendiliğinden ya da konservatif yöntemlerle iyileşemeyen anal fistüller için geçerlidir.

Maksimum derecede teknoloji kullanımı, dikkatli ve deneyimli bir cerrahi oldukça özel bir hastalık olan anal fistüllerin tedavisi için son derece önemlidir. Aksi halde hastalığın defalarca nüks etmesine, tekrarlamasına neden olan anal inkontinens komplikasyonu görülebilir ve bu da anal kasların zarar görmesi ile ortaya çıkmaktadır. Cerrahi tedavi meydana gelen her nüks ile daha da zor ve daha riskli bir hal almaktadır.

Başarılı bir tedavi için fistülün yolunun ve şeklinin tam olarak saptanması, iyi bir şekilde haritalandırma yapmak fistül ve abselerde oldukça önemlidir. Proktololojik muayenenin ayrıntılı bir şekilde yapılması, enderoktal / anal ultrason, deneyim, pelvik MR ve gerekli olan tüm teknolojiyi barındırdığı için proktoloji merkezleri ileri derecede olan fistüller için büyük bir önem taşımaktadır.

Tedavinin uzun dönem sonuçlarında başarısızlığa ya da belirsizliğe neden olan ( fibrin yapıştırıcı, VAFT, Surgisis anal tıkaç ve ortaya yeni atılan LIFT – traktın bağlanması gibi yöntemler ) yöntemler, klasik ameliyat dışındaki yöntemlerdir.

Seton yöntemi, fistül yolunun iç ve dış ağızlarının doğru olarak tespit edilerek haritalandırılması sonrasında ipliksi bir materyalin yerleştirilmesini esas almakta olan bir yöntemdir. Chron hastalarına uygulanan seton, uzun bir süre ya da ömür boyu hastalarda gevşek bir şekildedir. Fistülü tamamen yok etme amacı olmadan, absenin tekrarlamasını önlemek amacıyla uygulanmaktadır. Seton yardımıyla fistülün tamamen kurutulmasını ve zamanla kaslara zarar vermeden iyileşmeyi sağlamak ise kesici seton uygulamasının amacıdır. Bu yöntem hastalarda kaslara zarar verebildiği ve setonun birkaç kez sıkılma ihtiyacı bulunduğu için ağrı ve sorun yaratabildiğinden, avantajları her zaman düşünüldüğü gibi olmamaktadır. hibrid seton ya da elastik seton adı verilen teknik ise bu limitasyonların çoğunu ortadan kaldırabilmektedir. Sıkmaya gerek kalmayan ve kasların da minimum zarar gördüğü bu yöntem, Prof. Dr. Bülent Menteş ve ekibi tarafından geliştirilmiştir. Bu teknik konuların sonuçları, doğru uygulandıkları takdirde en iyi şekilde bilinebilmektedir.

Deneyimin olması, fistül olgusunun iyi bir şekilde detaylıca incelenmiş olması, haritalandırmanın iyi bir şekilde yapılması, doğru tekniğin kullanılması, hastayla doğru bir iletişim kurulması tedavinin başarısı için son derece önemlidir. Teknik tek başına her şeyin halledilmesi potansiyeline sahip değildir. Koruyucu yöntemlerin hastaya anlatılıp anlatılmadığı, altta yatan Chron hastalığının olup olmadığı, iki ağız arasında bulunan fistül olgusunun nasıl seyrettiği, içerisinde ne kadar kası barındırdığı, yan dallarının olup olmadığı, at nalı tarzında olup olmadığı ve karşı tarafa uzanıp uzanmadığı çok yönlü bir tedavi stratejisinin oluşturulabilmesi için önemli detaylardır. Tüm bunlar yapılmış olsa da, hiçbir cerrah fistül problemini yüzde yüz halledebileceği şeklinde bir iddiada bulunamaz. Uygulanan tedavinin isminden çok bu tedavinin ustaca uygulanıp uygulanmadığı ve bütünsel olup olmadığıdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>